hayvan gibi şi'yabmayacağınızı bilsem hayvanlar gibi düşünmek isterdim. pervasızca.. doya doya.. kana kana düşünmek.. ama hayvan gibi şi'yabıyosunuz yhaa. bende bırakıyorum düşünmeyi. eskimo modundayım uzun süreden beri. eskimoya sormuşlar "ne düşünüyosun?" diye. "ben düşünmem, evde balık var." demiş. bunun bi de kurtlu versiyonu var ama buraya yazıpta zayi etmek istemiyorum.

efenim, konumuz hayvanlar gibi düşünmek. hayvanlar gibi düşünebilen bi hayvanlar var sanıyordum ama mesele öyle değilmiş. hayvan gibi düşünebilen insanlar varmış. bu tür insanlara yakıştırdığımız tanım da "otistik".

otizm kelimesini literatüre kazandıran isim eugen bleuler ama konumuz bu değil şimdilik. bir başka yazıda kendisine yer vermeyi düşünüyorum. eugen otizm kelimesini eski yunandaki "autos" kelimesinden türetiyor. eski yunandaki autosun karşılığıda kendi hayal dünyasında yaşayan gibi birşey. yani fantazileri gerçeklerin üzerine çıkmış kimse gibi. pek tabi yanlış anlamış da olabilirim, götümden uyduruyor da olabilirim. eugen otizmi, şizofreni öncesi görülen temel semptomlardan biri olarak tanımlamış. yani eugen'e göre şizofreninin ön şartı otistik olmak.

buraya kadar herşey tamam. otizm bir hastalık. şizofreni öncesi görülüyor ve otistik olanların şizofreniye doğru gitme ihtimali var. ama işler öyle değil sayın abim.

ilim ile bilimdeki bağzı gelişmeler ve otizmin yakından incelenmesi sonucunda otizmin rahatsızlık olmadığı bile söylenebilir. buna kanıtım da temple grandin. evet. belgelerle geldim yine. araştırmacı kişiliğimin zirvelerindeyim.. bi ara düşüp tekrar çıkıcam.

temple grandin, şu an 70 yaşında ve ömrünü hayvan bilimine adamış bir profesör. hayvanların nasıl davrandığını ve dünyayı nasıl tanımladıklarını çogiyi anlayabilmiş. nasıl mı? kendisi de aynı şekilde algılıyor. çünkü temple doğuştan beri otistik.. otistikten profesör olur mu canım hiç demeyin. bizim memlekette olmaz. ama olunabilen yerler var. çarpılırsınız.. ben bile düzeltemem vallahi..

temple, otistik insanların davranışları ve dünyayı algılama biçimleri hakkında bize önemli bilgiler veriyor. otistiklerin dünyayı görsel olarak algıladıklarını söylüyor ve hayvanlarında aynı şekilde algıladıklarını düşünüyor. hayvanların dünyayı algılama şeklini bildiği için hayvanlarla arası çogiyi. insanları çözememiş. pek çok akademik makalede imzası var. toplum tarafından bir zamanlar itilmiş olsa da sonradan kabul görmüş, saygıdeğer bir kişilik.

hatta temple'ın insanlığa hediye ettiği bir icadı da var. kucaklama makinası.

her kaynağın altına linkini gömdüm ama yazıyı okumaya üşenen veya daha fazlasını izleyerek öğrenmek isteyen olursa diye filminin linkini de veriyorum.

yine teoriyle pratiği birleştirememenin burukluğuyla papuy.