yapamadım. türkiye'nin suni gündeminden uzak kalmaya çalıştım ve bir nebze başardım ama dünyada olup bitenlere karşı da aynı duyarsızlığı gösteremedim. kişisel gelişim uzmanlarının dediği gibi.. başarısız oldum. olmadı lan işte. olmuyor.

dünya'nın başka yerlerinde birileri kan ağlarken, çocukları öldürülürken, evlerine bombalar yağarken, gülüp eğlenemedim bu sefer. amaan banane canım diyemedim. elimden de birşey gelmedi.. tek yapabildiğim, alabildiğine küfür etmek veya dua/beddua etmek oldu.. acizliğime acıdım.

ilk defa olan birşey değil tabii ki.. büyük amerika ırak'tan çekildi ve dünya biraz olsun nefes aldı derken, devreye küçük amerika girdi..

bu insan görünümlü varlıklar, vadedilmiş topraklarına kavuşmadıkça bu tür normal(!) şeyler hep olacak gibi.. hep birilerini öldürecekler.. hep geride kalanlarını ağlatacaklar.. ve ülke denilen varlıklar, hep susmaya devam edecek..


aklıma takılanlar;

- ülkenin birinde 15 yaşında bir genç öldürüldü diye iç savaş çıkıyor. insanlar ayaklanıyor ve ne kadar insani varlıklar olduklarını gösteriyorlar. ama başka bir yerde kundaktaki bebek bilerek ve istenerek el bombalarıyla patlatılırken kimsenin sesi çıkmıyor.

- ülkemizin birinde hrant dink isimli vatandaş cinayete kurban gidince, hepimiz ermeni oluyoruz. sokaklara dökülüp, bu insanlık dışı olayı protesto ediyoruz. tepkimizi ortaya koyuyoruz. ama dünyanın başka bi yerinde en az hrant dink kadar insani vasıflara sahip yüzlerce insan öldürülürken sus pus oluyoruz. bize dokunmayan yılan bin yaşasın.

- bir de aydınlarımız var. suni gündemimizin son bombası. o kadar insani, o kadar düşünceli varlıklar ki bunlar.. yapmadığımız bir hata için özür diliyorlar. insanlık adına(!).. ben bu kadar düşünceli olan aydınlarımızdan, dünya'da olan ve olmakta olan bu olaylar için de özür dilemelerini beklerdim. ama bu tür katliamlar normal olduğundan olacak ki, aydınlarımız bu konuyu düşünmeye değer bulmuyorlar.

- daha neler var, neler..

Allah belanızı versin.